Kendi Şirketinden 4/a Sigortalılık: Yargıtay Kararı Ne Anlama Geliyor?

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, kendi şirketinde yaklaşık 27 yıl boyunca 4/a (SSK) kapsamında sigortalı gösterilen bir kişinin yaşlılık aylığı talebini reddeden istinaf kararını onadı. Karar 8 Eylül 2026 tarihli ve 2026/430 Esas, 2026/10355 Karar sayılı. 18 Ekim 2026'da kamuoyuna yansıyan karar, şirket ortaklarının sigortalılık statüsü tartışmasına yeniden dikkat çekti.
Karar neyi içeriyor?
Haberlere göre dava, kişinin 20 Ocak 2021'de SGK'ya yaşlılık aylığı için başvurmasıyla başladı. SGK, kişinin kendi işyerinden yapılan bildirimlerin geçerli olmadığını belirterek ilgili hizmet sürelerini iptal etti ve primleri 4/b kapsamındaki borçlarına aktardı. Aylık talebi de bu işlem nedeniyle sonuçsuz kaldı.
Davacı, uzun yıllar prim ödenmesine, kazanılmış hak ilkesine ve idarenin önceki uygulamalarına dayandı. Şirkette teknik görev yürüttüğünü ve fiilî çalışmasının 4/a kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini de ileri sürdü. İş mahkemesi davayı reddetti, istinaf başvurusu da sonuç vermedi. Yargıtay Hukuk Dairesi, alt mahkeme kararını oy çokluğuyla onadı.
Haberlerde aktarılan gerekçeye göre daire, uzun yıllar prim ödenmiş olmasının ya da SGK'nın bildirimleri kabul etmesinin kazanılmış hak yaratmayacağını belirtti. Yasal engel bulunan sigortalılık sürelerine itibar edilemeyeceği ve idarenin geriye dönük iptal işleminin mevzuata uygun olduğu da gerekçe arasında yer aldı. Karara ilişkin bilgiler, bir sosyal güvenlik uzmanının aktardığı özete dayanıyor. Yargıtay'dan ya da SGK'dan konuyla ilgili ayrı bir açıklama yapılmadı. Gerekçeli kararın tam metni de kamuoyuyla paylaşılmadı.
Hukuki çerçeve: 5510 sayılı Kanun'un 4 ve 53. maddeleri
5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrası, sigortalıları üç ana grupta toplar. (a) bendi hizmet akdiyle çalışanları, (b) bendi kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanları kapsar. Şirket ortakları (b) bendinde yer alır. Metne göre anonim şirketlerin kurucu ortakları ve/veya yönetim kurulu üyesi olan ortakları, komandite ortaklar, diğer şirketlerde ise tüm ortaklar bu gruba girer. Limited şirket ortakları da 4/b (Bağ-Kur) kapsamında sayılır.
Sigortalılık hallerinin birleşmesini düzenleyen 53. madde ise şu kuralı içerir: 4/b kapsamında sayılanlar, kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinden dolayı 4/a kapsamında sigortalı bildirilemez. Aynı maddede, olması gereken statü dışında bir statüye prim ödenmişse bu primlerin geçerli sayılan sigortalılık için ödenmiş sayılacağı da öngörülür. Kararda anlatılan prim aktarımının dayanağı bu hükümdür.
Uygulamada ne anlama geliyor?
Karar, SGK'nın benzer dosyalarda izlediği yolu, yani hizmetin iptali ve primlerin Bağ-Kur borcuna mahsubu uygulamasını, yargı denetimi açısından destekliyor. Bu uygulama, 4/a kapsamında uzun süre prim ödenmiş olsa bile sürelerin yaşlılık aylığı hesabında farklı değerlendirilmesine yol açabiliyor. Prim gün sayısı, yaş şartı ve borç durumu yeniden hesaplanıyor.
Bir Hukuk Dairesi kararı, yasa gibi herkesi bağlayan bir metin değildir. Benzer bir dosyada mahkeme, bildirimin yapıldığı dönemi, şirketteki ortaklık biçimini, tescil tarihlerini ve çalışmanın fiilen nasıl yürütüldüğünü ayrı ayrı inceler. 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 1 Ekim 2008 öncesindeki durumlar için geçiş hükümleri ve ikincil mevzuat farklı sonuçlar doğurabilir. Haberlerde kararın hangi döneme ilişkin olduğu ayrıntılı biçimde yer almıyor.
Benzer durumdaki kişiler ne yapabilir?
Kendi şirketinden 4/a bildirimi yapılan ya da yapılmış olan kişiler için izlenebilecek adımlar şöyle sıralanabilir:
- SGK kayıtlarını (hizmet dökümü) ve şirketteki ortaklık, tescil tarihlerini belgeleriyle birlikte kontrol etmek,
- SGK'dan bir iptal ya da borç tahakkuku bildirimi gelirse, işlemin dayanağını yazılı olarak istemek,
- İşleme itiraz edilecekse iş mahkemelerinde dava açmak için süreleri kaçırmamak,
- Gerekirse kayıtlarını bir uzman hukukçuyla birlikte değerlendirmek.
Yargıtay onaması, ilgili dosya bakımından olağan kanun yolunun tamamlandığına işaret eder. Bundan sonra yalnızca Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru gibi olağanüstü yollar gündeme gelebilir. Başvurunun kabulü için temel hak ihlali iddiası gerekir ve kanunda öngörülen süreye uyulmalıdır.
Süreç bundan sonra nasıl işler?
Gerekçeli karar yayımlandığında, dairenin 53. maddeyi hangi dönem ve olay bakımından yorumladığı daha açık görülecek. Oy çokluğuyla verilen karar, dairede farklı bir görüş bulunduğunu da gösteriyor. Aynı konuda başka dairelerin ya da Hukuk Genel Kurulu'nun vereceği kararlar içtihat birliğini belirleyecek. Şimdilik elde bulunan bilgiler, bu tek karar ve ona ilişkin haberlerle sınırlı.
Haber, kamuya yansıyan bilgilere dayanır. Kararın kapsamı ve etkisi, tam metin görüldükçe daha net değerlendirilebilir.
Merak edilenler
Karar hangi tarihlidir?
Karar 8 Eylül 2026 tarihli ve 2026/430 Esas, 2026/10355 Karar sayılıdır.
Hangi Kanun esas alınmıştır?
Kararda 5510 sayılı Kanun'un 4 ve 53. maddeleri hukuki çerçeve olarak yer almıştır.
Şirket ortakları hangi statüdedir?
Şirket ortakları 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin b bendi kapsamında yer alır.
Yaşlılık aylığı başvurusu ne zaman?
Kişi 20 Ocak 2021'de SGK'ya yaşlılık aylığı için başvurmuştur.
Kaynak: X paylaşımı: BirGün Gazetesi (@BirGun_Gazetesi), 18 Ekim 2026 15.08 · BirGün, 18 Ekim 2026: Yargıtay'dan dikkat çeken emeklilik kararı · Haber3, 18 Ekim 2026: Yargıtay'dan emsal emeklilik kararı: 27 yıllık sigorta primi iptal edildi · 24 Saat Gazetesi, 18 Ekim 2026: Kendi şirketinden sigortalı gösterilenler dikkat! Yargıtay'dan emsal emeklilik kararı · Cumhuriyet: Kendilerine ait veya ortağı oldukları şirketlerden SSK kapsamında bildirilenler · Mevzuat Bilgi Sistemi: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu
Haberden alıntı yapıyorsanız aşağıdaki bağlantıyı kullanabilirsiniz.


